Çarşamba, Mart 29, 2006

PARMAKLIK

Tohumunda varmış,
Olurmuş muş ayrılık.
Ekerken aşkını en yüreğine,
Biçeceğin yaşıymış gözlerinin.

Umut,
Çoktan gitmiş bu çoraklardan
Umman derinliğine,
Uzaklara.

Sonbahardaki geç yağmurlar,
İlkbaharın kokusunu taşımaz artık.
Vazgeçmekse yalnızlık hayattan,
Ben, vazgeçtim.

Seni sevmekten sanma sakın.
Geçişim sevdaya dair her şeyden,
Bile bile tutsaklıktan.
Ama tutsaklık geçmedi işte
Ne benden, ne de bedenimden.

Biliyorum artık,
Benim ki gibi çekilirmiş
Hayat hapsinin cezası.
Ömrünün sonuna kadar,
Mahkûm olmakmış
Parmaklıkları bedenin olan zindanlarda,
Ağır ağır "yaşamak"mış.
Burada
"Yok"lukta…

Pazartesi, Mart 20, 2006

HOYRAT

Kim işledi içime bilmiyorum “ölmek” korkusunu.
Ölmekten betermiş, yaşamak için kaçarken,
Fark etmeden teslim etmekmiş hayatımı
“Güvenliğin” hoyrat ellerine.
Çekinir olmuşum korkmaktan,
Gizlemişim yaşamımı çelik zırhlı camdan fanuslara…

Oysa şimdi,
Ölümün tütsüsü dumanını salmışken,
Ciğerlerime çekmişken bir kere serin nemini,
Korkmuyorum artık hiçbir şeyden.
Ne yaşamdan,
Ne "hayat" sandığım sanrılarımdan
Ne de sızısızlıktan

Perşembe, Mart 16, 2006

KATLİ VACİP

Gerçek insan parçaları görmemişken,
Bilemezsin kanın rengini.
Kana bulanmış kirli parfüm kokusu,
Kırmızı sislerin arasında yapışır nemine.
Keserken hayatları arsızca,
Derinindeki ikiyüzlülük vurmuşken kendini dağlara,
Katledilen umutlarımdı resimlerini çektiklerim.
Göz pınarlarım ihanet etmişken,
Yağmurda değil, gözyaşlarında ararsın ıslaklığı.
Derya niyetine bir küçük damla dilenirsin ki,
Adını mıhlamak için tükürükle suratına.
İzini yaralarken aşkınızın aynaya,
Oluk oluk akarken arkanızdan kanlar,
Gökten üç elma düşmüş bile dalından uzağa,
Nemini akıtarak toprağa.
Ruhun mezbahayı arayacak,
Yaratmışken 3 cehennem,
3 zebani bekleyecek seni,
Katli vacipler pazarında.

Çarşamba, Mart 08, 2006

AYYAŞ

Elinden içki şişesini almakla ayyaşı tedavi etmiş olmazsınız.
Onu yalnızca mutsuz bir ayyaşa dönüştürmüş olursunuz.

Cuma, Mart 03, 2006

YARIN...

Yenildim mi?
Bilmiyorum.
Galiba çok yorgunum.
Sakinim.

Şimdilik…

Aşkıma batan iğneler,
Aşkımı değil ama
Beni yakıyor.

Aşka acımıyorum.
Kızmıyorum da artık.
Yapması gerekeni yapıyor.
Acıtıyor.
Yakıyor.
Kanatıyor.

Ölümden sonraya inanıyorsan eğer
“Her ölüm yeni bir yaşam.”
Kurtların çürütmediği bedenlerin hakkıdır,
Sırça filizli yaşam.

Yarın bugünden farklı olmayacak.
Savaş ve kaos
Son kaleme saldıracak.

Sonra mı?
Gün ışığı yakacak gözlerimi.
UMAR’ımın olmadığı gibi
Yarınım da olmayacak.

Ya da…