Salı, Ocak 31, 2006

YAKI

Yüreğimin “gazabı”
Aşkıma ve kendime.
Temiz kan gitmiyor kalbime.

İçime akan zehir,
Şeytanlarımın tohumlarını besliyor.

Bir zamanlar,
Hayat taşıyan damarlarım,
Artık zehrimin hamalları.

"Nadasla" kurtulamazsın,
"Yakacaksın" ayrık otlarını,
Tohumlarını,
Öfkeni.

Kurunun yanında yaş da mı yanar?
Yanar be RÜYAM.
Sonunda,
Hepsi "YANAR"

"Yaş"ı da,"Kuru"su da…

UYKUM...

Yataktayım,

Neden ağlıyor insanlar?...
Feryat figan,

Saat çalıyor,
Kalkmam gerekiyor herhalde

Neden “bu kadar şaka yeter” diyorlar?

Kızımın çığlıkları neden durmuyor?
Neden kimse ilgilenmiyor?

İşe gitmeliyim.

Acıktı mı acaba?

Neden kalkmıyorum?

Toplantım kaçtaydı,

Neden umursamıyorum?

Raporlar hazır mı?

Neden kimse beni duymuyor?

Saat kaç?
Geç kalıyorum…

Neden KORKMUYORUM?


Oysa ben,
Duyuyorum her şeyi..

Yoksa…

Demek böyleymiş,
İstediğim gibi…
Umduğum gibi…
Korkmadığım gibi…

Bir şeyi kırk sefer istersen olurmuş.


Ben kaçta kalmıştım?
???

Pazar, Ocak 29, 2006

GAIA ve URANOS

Daha fazla tutamazsın artık,
Gaia ve Uranos’u.

Sevdiğini kurban veremezsin,
Herkes yaralı, herkes ağlamaklı.
Geriye tek "sen" kalmışsındır.

İçindeki öfke seni bitirmeye başladığında
Bilirsin ki
Uranos’da gücünü kaybetmeye başlar.

Bırakırsın kendini öfke tanrısına
Bitirsin.
Bitirsin seni,
Yeter ki,
Öfken de bitsin.

Cansız, yorgun bedende güç olmaz.
Gücün yoksa, öfken de.

Öfken bitince de,
Bilirsin ki,
Çıkacaksın “kuyudan”,

Aşkın akacak Öfkenin boşalttığı yere.

Ama Ya Gaia,
Aşkından önce öldürürse seni!!!

DÜŞÜN GERÇEĞİ

Ağır sancılarımı doğuran "sanrı"larımdı.

"Sanrılarımı" sanmaktan öyle usandım ki,
"Sanmamak" için onları,
hayatımdaki "gibi"lerle yaptığım anlaşmaları fesh ettim,
"sanı"larımı gömdüm.

"Savaş Baltalarının" açacağı yaralar için de "umar" depoladım.

Sonunda
Koskoca Meydanda
Yaralıda olsa
Kalabilen

"DÜŞÜN GERÇEĞİ"

oldu.

Perşembe, Ocak 26, 2006

RÜYAM

Belki de ilk defa ruhunla seviştim.
Terinin tuzunu
Terimin tuzuna katık yaptım.
ve çektim seni içime,
açtım kendimi.

Seni özlüyor muyum?
evet RÜYAM seni özlüyorum.

ama şimdi anlıyorum ki
senin sesini özlemek,
bir telefon kadar yakınken,
sesini özlemek,
sesini duymak kadar güzelmiş.

Hani hiç bitmesin istersin ya
hep "geri" çekilirsin.

RÜYAM,

işte bu,
SENSİN...

Perşembe, Ocak 19, 2006

HERGÜN

Bir gece otururken huzurun koynunda,
Sırtımda sadece yorgun bir günle,
İnsanlar görüyordum mutlu mutlu.

Önceleri olsa ben de onların arasında,
Uyurgezerdim.

Bugün kaybettim ben.
Artık benim için,
Yarın olan tek şey,
Aşkım ve Acım.

Bomboş sokaklarda,
Bomboş umutlarla,
Bomboş hayallerle,
Nereye giderim tek başıma.

Yoksa beklesem mi bir köşede
Kurtarıcımı,
Gözümde nemle.

Aklım benden çoktan gitti.
Ruhum da Azrail’in sıcaklığında.

Hergün çaba, Hergün kayıp.

Hergün

Aldanma…

Pazartesi, Ocak 09, 2006

AN

“An”
Durur mu?

Durur.
MUŞ.

Öyle karmaşık ki şu “AN”
İstediğin zaman durmuyor.
İstemediğin zaman da geçiyor

nerede durduğunu
ve nasıl durduğunu bilmiyorsun,
ya da en son hangi anda kaldığını.

180’le giderken duvara çarpmak gibi bir şey
Çarpmadan önce ne yaptığını hatırlamıyorsun bile
Nasıl çarptığını da

Tek bildiğin

“ÇARPTIĞIN”

ACI

Sevginin de ölçüsü yoktur derler,
Aslında aşktan çok daha karmaşıktır sevgi
Bir o kadar da çeşitli.

Seviyorsan eğer
Sana acı da çektirebilir demektir.
Hem de ne acı

İçinde gitmemelerin ağırlığı,
Yaşanmamışlıkların eksikliği,
Biraz da
Toplanamayan kırılmışlıklar,

Ya da tersten bakalım,
Acı çektirebiliyorsa
SEVİYORSUNDUR.

Öfkeleniyorsan eğer herkes gibi,
Artık o da diğerleri gibi.

ASFALT

Kulaklarım çınlıyor
Hani uzun bir yoldan gelirsin ya
Uzun, yorucu
Asfaltın derin uğultusu.

Birden durursun
Kontağı kapatıp bir süre beklersin
Kolların ve beynin uyuşmuştur
Sessizlikten kulakların çınlar.

Gözlerin,
Geçtiğin yolların çizgilerindedir

Yine nefes alamıyorum,
Yine sessizliğin dibindeyim.

KIZAK

Fırtınalardan boğulurken
Albatros geçidinde,

Sisli bir limanda,

Yanık kanatlı kelebeklerin dans ettiği
Sokak lambaları eşliğinde

Küçük bir tersanede
Kızağa almışsındır hayatı.

Salı, Ocak 03, 2006

SEHPA

Aşkta ölçü yoktur derler,

Herkes kendi aşkını yaşar,
Kendi bildiği gibi,
Hissettiği gibi.

Ama bir başka aşktır
Sehpa devrilip
Son nefesini verirken kollarında,
Son arzunun,
Aşkının gözleri olması.